İŞKENCE YÖNTEMLERİ

Karanlık mahzenleri inleten insan çığlıkları kulaklarınızda.Koridorlarda dolaşan siyah maskeli cellatların kanlanmış gözleri üzerinizde geziniyor.Korku ve çaresizliğin derinliklerinde kaybolmuş mahkumlarla yüzyüze gelmemek için bakışlarınızı kaçırıyorsunuz.Kasvet, çoktan ruhunuzun derinliklerine kadar neşrolmuş olsa da sizin tek arzuladığınız İşkence Yöntemlerini bu kan kokan mahzenlerde bizzat gözlemlemek…

SU İŞKENCESİ

Su İşkencesiKurban resimdeki gibi karın kısmı yukarıda kalacak şekilde sırtüstü yatırılır, elleri ve ayakları bağlantıktan sonra burun delikleri kapatılarak huni yardımıyla ağzına belirli sıvılar boşaltılırdı.Engisizyon arşivlerinden edinilen bilgilerde kullanılan sıvaların genellikle sirke ve su olduğu göze çarpmaktadır.Zaman zaman işkencenin, boğazın altına kadar bir bez sokulduktan sonra uygulandıgı ve bu sayede yutma refleksiyle kurbanın bezi mideye doğru iterek daha üst düzeylerde acı duyması sağlandığı da bilinmektedir.

 

 

 

İSPANYOL EŞEĞİ

İspanyol EşeğiTepesi sivriltilmiş tahta bloktan olusan bu alete kurban, çıplak olarak, sivri kısıma eşege biner gibi oturtuluyordu.Ayak bileklerine uygulanmak istenen cezanın şiddetine göre belli ağırlıkta yükler bağlanarak, kurbanın acı çekmesi mümkün hale getiriliyordu.

 

 

 

 

 

 

 

DİZ BÖLÜCÜ

Diz BölücüEngizisyonun popüler işkence aletlerinden birisi olan diz ayırıcı, isminden de anlaşılacağı gibi diz kapağına monte edilip ikiye bölmek amaçlı kullanılmaktaydı.Dizin ön ve arka kısmına yerleştirilip vidalar sıkılmak suretiyle birbirine kenetlenen bu iki blok, kurbana korkunç bir acı çektirerek dizi ikiye ayırıyordu.Aynı zamanda farklı uzuvlar için de kullanılabilen çok yönlü bir aletti.

 

 

 

,

 

İSPANYOL BOTU

İspanyol BotuKurbanın bacağı aletin arasına konulduktan sonra iki yanındaki vidalar sıkılmaya başlanır ve bu sayede aletin iç kısmındaki çivilerin bacağa girmesi sağlanırdı.Bu işlem sonrası genellikle bacak kaybedilmekteydi.

 

 

 

,

 

 

 

JUDAS SANDALYESİ

Judas SandalyesiKurbanın cinsiyetine göre anüs veya vajinadan uygulanan bu prosedürü kontrol eden işkenceci, tattırmak istediği acının şiddetine göre halatları serbest bırakıyor veya çekiyordu.Aynı zamanda kurbanın ayaklarına ağırlık bağlanılarak da kullanılmaktaydı.

 

 

 

 

 

 

 

ÇİVİLİ TABUT

Çivili TabutKapaklar, kapatıldığında dışarıdan ses duyulmaması için kalın yapılmıştır. Çiviler taktiksel olarak vücudun hayatî noktalarına denk gelmemesi amacıyla belirli yerlere yerleştirilmiştir ve bu sayede kurbanın ölümü geç, aynı zamanda bir o kadar acılı olmaktadır.Orta Çag‘da engizisyonun da tercihleri arasında yer alan çivili tabutun kullanımına 16.YY sonlarına kadar devam edilmiştir.

 

 

 

 

ÇÖPÇÜNÜN KIZI

Çöpçünün KızıLondra Kulesinin Teğmeni William Skevington tarafından icad edilen metal çerçeveli bu aletin ortasına kurban resimdeki gibi oturtulur, sonra vidalar ağzından ve burnundan kan gelinceye kadar sıkılmaya başlanırdı.

 

 

 

 

 

 

 

TEKERLEK İŞKENCESİ

Tekerlek İşkencesiTekerlek işkencesini uygulamanın pek çok yöntemi vardı.Kimi zaman tekerleğe bağlanan kurbanların vücutlarına demir sopalar ile vurulur, kimi zaman dağ gibi yüksek bir yerden aşağıya bırakılır, kimi zaman dış yüzeyine sabitlendikten sonra çivili zemin üzerinde ilerletilir, kimi zaman ise adeta kuzu çevirir gibi ateş işkencesi uygulanırdı.

 

 

 

 

 

FARE İŞKENCESİ

Fare İşkencesiİşkence Yöntemleri arasında daima popülerliğini korumuştur Fare İşkencesi.Alt kısmı açık olan demir kafes kurbanın karnı üzerine konulur, ardından fareler bırakılıp sıkıca sabitlenirdi.Kafesin üst tarafında yakılan bir ateş farenin can havliyle karın bölgesini parçalayarak kaçmaya çalışmasına neden olur, sonrasında ise organları parçalanan kurban dehşet verici bir şekilde ölümü tadardı.

 

 

 

 

PARÇALANARAK İDAM

Gerdirme İşkencesiKurbanın el ve ayaklarına atların çektiği halatlar bağlanmak suretiyle gerdirme işlemi ugulanıyor, başında kılıçla bekleyen cellat gerdirme had safhaya ulaştığında kılıcı ile kurbanı ortadan ikiye ayırıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

AŞAĞILAMA MASKELERİ

Aşağılama MaskeleriPsikolojik yönden aşağılamak amacı ile suçlulara takılan bu maskeler genellikle Orta Çağ Avrupası‘nda kullanılmaktaydı.Mahkum yerleşim merkezindeki meydanda bulunan bir kazığa maske suratındayken bağlanılır, ardından da herkesin alay etmesi için uzun süre serbest bırakılmazdı.Bazı versiyonları bağırmayı ve konusmayı engellemek için ağız kısmında tenis topuna benzeyen bir sünger barındırmaktadır.Eşek kulağına benzeyen kulakları aptallıkla, domuz burnu ise pis olmak ile bağdaştırmak için yer almaktadır.Avrupa’da domuz ve eşşek kelimelerinin hala aşağılayıcı bir söz olarak addedildiğini hatırlatmakta fayda var.

 

KAFA PARÇALAYICI

Kafa ParçalayıcıKurbanın kafası üst kısıma yerleştirilir, ardından çenesi alttaki metal plakaya konularak vidalar sıkılmak suretiyle işkenceye başlanılırdı.İlk aşamada çene ve dişler parçalanır, sonrasında gözler yuvalarından fırlar ve kafatasının parçalanması ile kurban korkunç bir acı çekerek can verirdi.

 

 

 

 

 

 

TESTERE İŞKENCESİ

Testere İşkencesiBu yöntem Orta Çağ‘da sıklıkla kullanılmaktaydı.Kurban ayaklarından bir yere asılır, kanın beyne gitmesi için bir süre beklenildikten sonra işkence uygulanmaya başlanılırdı.Orta Çağ Avrupası‘nda genellikle hırsızlık ve zina suçunu işleyenlere uygulandığı bilinmektedir.

 

 

 

 

 

 

KIZGIN YAĞ İŞKENCESİ

Kızgın Yağ İşkencesiKızgın yağ işkencesi genellikle içine şeytan girdiği düşünülen insanlara uygulanmaktaydı.Yağın baştan aşağıya döküldüğü ilk anda tüm kötü ruhların çıkacağına inanılır ve  bu amaçla bir papazın belli metinler okuması eşliğinde işkence uygulanmaya konulurdu.

 

 

 

 

 

 

SUDA BOĞMA

Suda Boğarak İdamEngizisyonun sıkça tercih ettiği yöntemlerden birisi olan suda boğarak öldürme cezası genellikle cadı olduğu düşünülen kişileri infaz etmek için uygulanıyordu.Mahkumun elleri ve ayakları kalın bir iple düğümlenir, ardından ayaklarına ağırlık bağlanarak suya atılırdı.Atılan kişi kurtulduğu taktirde cadı olduğu onaylanır, lakin sıkı düğümlerden hiçbir mahkum kurtulamazdı. Şayet öldüğü taktirde mahkumun ailesine iyi bir hristiyan olması sebebiyle teşekkür edilirdi.

 

 

 

GÖĞÜS KOPARTICI

Göğüs Kopartıcı

Hem ceza hem de sorgulama için kullanılan göğüs kopartıcı,genellikle evlilik dışı çocuk sahibi olan kadınları işaretlemek için kullanılıyordu.Kıskaçlar ateşte kızdırıldıktan sonra gögüse uygulanarak kopartma işlemi gerçekleştiriliyordu.

 

 

 

 

 

 

 

TIKAMA ARMUDU

Tıkama ArmuduBu alet oral veya rektal olarak kullanılmaktaydı. İstenilen bölgeye yerleştirilmesinin ardından işkenceci baş kısmı var gücüyle çeker, böylece kurbanın genelde ölümle sonuçlanan tedavisi imkansız hasarlar alması sağlanırdı.

 

 

 

 

 

 

 

TİMSAH MAKASI

Timsah Makası

Timsah makasları genellikle hükümdarları öldürmeye teşebbüs edenleri cezalandırmak için kullanılırdı.Pense mantığından hareketle yola çıkılan bu makasların iç kısmında birçok jilet yer almaktadır.Ateşte kızartılan alet ile kurbanın penisi kopartılır, ardından kan kaybı neticesinde ölmesi beklenilirdi.

 

 

 

 

 

 

DERİ YÜZME

Deri YüzmeKurbanın ters bir şekilde çarmıha gerilerek derisinin yüzülmesi, Engizisyon çizimlerinde yer alan Orta Çağ’ın popüler yöntemlerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

BÖĞÜREN BOĞA

Böğüren BoğaEngizisyonun en trajikomik işkence aleti olan Böğüren Boğa‘nın içine idam mahkumu olan kişi canlı iken konulur, sonrasında kapak kilitli duruma getirilip altındaki odunlar yakılırdı.Ateş harlanınca ısınan metal boğa içindeki mahkum bağırmaya başlar, bu da boğanın böğürme benzeri bir ses çıkarmasına neden olurdu.

Engizisyon mahkemesi ise sesin şiddetine göre suçlunun ne kadar büyük bir suç işlediğine karar verir, şayet hiç bağırmadan ölürse ailesine suçlunun iyi bir Hristiyan olduğunu iletirdi.

 

 

KEDİ PATİSİ

Kedi Patisiİşkencecinin eline veya uzun bir çubuğa takarak uygulayabildiği bu işkence, kurbanın herhangi bir yerindeki eti kemikten ayırmak için kullanılmaktaydı.

 

 

 

 

 

 

 

 

KAZIĞA GEÇİRME

Kazığa OturtmakEn iç ürpertici idamlardan birisidir kazığa geçirilerek idam.Kurban öncelikle çırılçıplak kalacak şekilde soyulur, ardından yüzükoyun biçimde yere yatırılarak, kazık bilindiği gibi tam olarak anüsden değil, kuyruk sokumundan, hayati organlara zarar vermeyecek şekilde, nitelikli bir cellat tarafından sokulmaya başlanırdı.Korkunç bir açı çeken kurbanın bu süreçte bayılmayıp daha fazla acı çekmesi için uğraşılır, sivriltilmiş uc enseden çıktığı zaman doğrultulurak kazık beraberinde yere sabitlenirdi.Kazığa geçirilen kurbanlar sanılanın aksine birkaç saatte değil, günler sonra ölüme kavuşabiliyorlardı.Öyle ki kimileri bir hafta, kimileri ise bu müthiş acıyı 10 gün kadar çektikten sonra açlık ve susuzluktan son nefeslerini vermekteydi.

Şüphesiz akıllara durgunluk veren bu idam türünden bahsedilince, zihinlerde ilk olarak Kazıklı Voyvoda olarak bildiğimiz Vlad Tepeş, nam-ı diğer Bram Stoker‘ın romanına, dolayısıyla da başta Bram Stoker’s Dracula olmak üzere nice filme konu olmuş olan Kont Drakula canlanır.Aklın sınırlarını zorlayan işkence yöntemleri uygulayan bu cani insan, ilk olarak Romenlerin Wallachia olarak andıkları Eflak ve Boğdan yörelerine ileride yönetici olarak tayin edilmesi kararlaştırılmasına müteakiben Edirne’ye eğitim için getirilmesi ile tarihimize giriş yapar.Enderun eğitimi sırasında kendisinden bir yaş büyük olan Fatih Sultan Mehmet ile yakın arkadaşlık ilişkileri kuran Kont Drakula, kanla olan yakın ilişkisinden midir bilinmez aynı zamanda kan kardeşi de olur…Kont Dracula

Gel zaman git zaman Fatih padişahlık, o da Voyvodalık ile şereflenir.İlişkilerinin sarsılmaya başlaması ise Romen soyluları arasında alevlenen milliyetçilik ateşinin etkisinde kalması beraberinde gerçekleşir.

İlk aşamada Osmanlıya olan bağlılığı ve soyluların kendisinden bu yeni doğan dalgada liderlik beklemesi nedeniyle çıkmaza girer Vlad.Kısa süre içinde alkolü eksik etmeyen, sözlerine uymayanları korkunç işkenceler ardından kazığa geçiren bir insan olup çıkar.Fatih’in gönderdiği elçileri de kazığa geçirmesi ve sonrasında Osmanlı’ya olan yeminini yinelemeyi reddetmesi olayları iyice kızıştırır.

O artık çığrından çıkmıştır : Halkın aşinalaştığı babasının soyadı Dracul‘u  eski Romencede şeytanın oğlu anlamına gelen Draculea olarak kullanmaya başlar ve ardından bölge halkına dahi türlü işkenceler uygulayıp, sonrasında kazığa geçirmeye dur durak vermeden devam eder.Ahali arasında kazığa geçirdiği insanların kanını mahzenlerde toplatarak şarap niyetine içtiği yönünde bir söylenti bile çıkartırılır bu süreçte.Artık II.Mehmet’ın yegane amacı canavarlaşan kan kardeşini bulup gereğini yapmak olmuştur.

Kazığa Geçirilmiş İnsan

Poeinari Kalesi’nin bahçesinde bulunan cansız mankenler.

Bütün bunların üstüne binlerce Osmanlı askerini Eflak‘ın başkenti olan Targovişte‘de topluca kazığa geçirttiren Vlad, sultanın orduyla beraber yola çıktığı haberini alınca soluğu yaklaşık 900 metre yükseklikteki sarp bir dağın zirvesinde konumlanan Poeinari Kalesi‘nde alır.Sultan ve beraberindekilerin, Targovişte‘de kilometrelerce uzunluktaki yol üzerinde kazığa geçirilmiş binlerce insan cesedi görmesi morallerini iyice düşürse de Poeinari kararlı bir şekilde kuşatılır.Bu esnada çeşitli psikolojik baskılara daha çok dayanamayan Vlad’ın karısı Elizabetha ise surlardan kendini aşağıya bırakarak intihar eder.Olaylar Kazıklı Voyvoda’nın aleyhine cereyan etmeye başlamıştır…

Vlad, Fatih’in ordusunun bir kısmını alarak İstanbul’a geri dönmesini fırsat bilip köylülerin yardımı ile Macaristan‘a kaçsa da bir süre sonra Devlet-i Aliyye istihbaratının yerini tespit etmesi sonucu, Voyvoda Radu tarafından yakalanarak kellesinin alınmasından kurtulamaz.Yolda iken çürümemesi amacıyla içine bal doldurulup İstanbul’a gönderilen baş, binlerce Türkün katili olarak şehrin sokaklarında halka teşhir edilir.Tabii ki ona yaraşır bir şekilde kazığa geçirilerek

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir