RUSLARIN BÜYÜK İSKENDERİ

RUSLARIN BÜYÜK İSKENDERİ

İllüstrasyon Kaynağı : Constantine Manasses El Yazmaları

İllüstrasyon Kaynağı : Constantine Manasses El Yazmaları

MS 915 yılları, Peçeneklerin (İngilizce: Pechenegs ya da Patzinaks, Macarca: Besenyők) en geniş sınır komşusu olan Kiev Dükalığı sınırlarını genişleterek yeni zenginlikler elde etmek derdinde.Türk toprakları, her an İskandinav kökenli olan bu topluluk tarafından yapılacak bir saldırı ile karşı karşıya kalabilir.Coğrafyada soğuk rüzgarlar esiyor.

Rusların her fırsatta Peçeneklerin düşmanlarını desteklemesi ve kimi zaman Türk köylerine ufak çapta yağma saldırıları düzenlemesi, Peçenek tarafında bardakları taşırmak üzere.

Olayların barışçıl yöntemlerle çözülmesi amacıyla her türlü diplomasi yolu deneniyor; ancak nafile…

Tam 121 yıl sürecek olan kaçınılmaz savaş 915 yılında, Peçeneklerin Rus toprakları üzerine sefere çıkması ile başlıyor.Çok zaman geçmeden Rus topraklarına intikal ediyor Türkler ve o sırada tahtta olan Knez İgor mecburen başta reddettiği diplomasi yollarını tekrar açıyor.

ALIŞILMADIK BİR LİDER

Svyatoslav Igorevic

I. İgor ve Olga’nın oğlu Svyatoslav Igorevic

Yıllar sonra, tarihler MS 964‘ü göstermekte.Rus halkının karşısında, tıpkı Türkler gibi at binen, Türk başbuğları gibi sâde bir hayat sürmeyi tercih eden alışılmadık bir lider var.Bu kişi, 945 yılında ölen Knez İgor’un oğlu I.Svyatoslav.

Onun diğer knezlerden farklı bir çizgide ilerlemesi tebâ nezdinde çok olumlu karşılanmakta, bu memnuniyet aynı zamanda halk desteğini arkasına aldığının bir göstergesi niteliğinde.Tek ihtiyacı olan şey ise hedeflerine yönelmesi.

Bu doğrultuda vakit kaybetmeden ordunun toplatılması emrini veren knez, İtil Bulgarları ilâ Hazarlar üzerine başarılı seferler düzenliyor.Babasının asla ulaşamadığı hedefler artık onun çok yakınında.Yıllardır düşlenen bu ilerleme dolayısıyla Büyük İskender lakabı takılıyor kendisine.

Svyatoslav‘ın tek derdi ise Türk halklarının belini tam anlamıyla kırarak bölgenin hakimiyetini ele geçirmek.

Kazandığı savaşlar Rusların Kurtarıcısı‘nı öylesine müthiş bir zafer sarhoşluğu içine sevk etmekte ki, zamanla kendisini tanrının kutsadığı yenilmez bir savaşçı olarak görmeye başlayıp, Türkler üzerinde hakimiyet kurma emelleri neticesinde barbarca saldırılar içine girişiyor.

GÖZÜNÜ BÜRÜYEN KAN HIRSI BİTMEK TÜKENMEK BİLMEMEKTE

Hedef olarak bu sefer Bizans’ın kalbini, yani Konstantinopolis‘i kestiriyor gözüne.Roma’nın zenginliğini elde ederse, Orta Asya’ya daha kolay hakim olacağını düşünmekte.Bu Rus hükümdarının yapacağı saldırıdan haberdar olan I. Yannis Çimiskes ise çoktan ordusunu güçlendirmiş durumda.

Alevlenen olayların Svyatoslav‘ın aleyhine sonuçlanması onu Çimiskes ile dostluk anlaşması yapmaya itiyor.İkili ilişkiler konusunda imparator ve knez arasında yapılan görüşmeler olumlu sonuç verince, Rusların Büyük İskenderi ordusu ile beraber Kiev‘e doğru yola çıkıyor.

ÖLÜME DOĞRU

Rusların Büyük İskenderiBahar ayları, sarı, kırmızı ve yeşil renkleriyle göz kamaştıran doğa yeniden canlanmakta.Türkler için yeniden doğuşun sembolü olan Yengi Kün (Yeni Gün, Ergene KünNevruz) çoktan kutlandı bile.O ise başına geleceklerden tamamiyle habersizce Dinyester Nehri Kıyısı’nda ilerlemekte.
 
Gelen istihbarata dayanarak Dinyester‘e yakın bir mevkide konuşlanan Peçenek ordusu son hazırlıklarını gideriyor.Hanımlarından sonra ikinci nikahlıları olarak kabul ettikleri atlarının eyerlerini yerleştiren Peçenek bahadırları, aynı zamanda kuyruklarını da bağlıyorlar.Bu bir savaş belirtisi.
 
Kısa sürede silahlarını kuşanan ordu, pürdikkat Küre Han‘dan gelecek harekat emrini beklemeye başlıyor.Arzulanan an gelmek üzere.Kardeşlik kadehlerini yudumlamış olan askerler birbirlerine bakarak ” kılıcın keskin olsun ” manasında tebessüm etmekteler.
 
Çok geçmeden intikam aşkıyla yanıp tutuşan Han zihgirini çarpışma öncesi ok atışı için hazır hale getiriyor ve kılıcını kabzasından kavrayarak kınından çıkardığı gibi kararlı bir şekilde hücum emrini veriyor.
Savaş başlamak üzere, Doğu ve Batı istikametinde uçan kızıl kartal çoktan havalandı bile.
 
Rus Türk İlişkileri

Bizanslı Saray Memuru ve Tarihçi Yannis Skilitzes ( İoannis Skilicis )’in eserindeki bu illüstrasyonda, Peçeneklerin Svyatoslav Igorevič ( d. 942 – ö. Mart 972 )’in “skyth” lerine karşı yaptığı bir akını görmekteyiz.

Karşısında bir anda Türk süvarilerini gören Ruslar müthiş bir ok yağmuru ile karşılaşıyorlar.Daha gögüs göğüse mücadele vermeden büyük bir kısmı ölümle yüzleşiyor oracıkta.

Mesafe azalınca, süvariler tek tek yaylarını sadaklarına koyuyor ve ardından kılıçlarını çekiyorlar.Orta Çağ’ın Kan Kokan savaş alanları böylesine müthiş çarpışmalara pek alışkın değil.
 
Kısa sürede dağılan Rus ordusu kaçmaya başlıyor, onlarla beraber Svyatoslav da…Dinyester‘e yakın bir bölgedeki kayalıklarda etrafı sarılan Rusların yenilmez hükümdarı oracıkta baş tanrısı Perun‘a kavuşturuluyor.Tarih MS Mart 972

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir